lades

25.03.2015 Çarşambakara prens

Soru :sevgili güzin abi , insan neden bile bile lades yapar?özellikle gönül işlerinde?şimdi sen salaksın yaptıgın hatalrdan ders cıkarmıyorsun gibi şeyler söyliceksin.ama dediğin gibi matematiği yok bu işlerin .. bana bişeler söyle , başka şeyler ..

Cevap :Sen salaksın, yaptığın hatalardan ders çıkarmıyorsun. Yine yap, yine ders çıkarma. Sittir et, dünya hatalarla güzel, aptallıklarla güzel. Varsın acısın can azıcık, aşktan kim ölmüş ki.

Zamanlama

19.03.2015 PerşembeKöpek

Soru :Beklemelimi gelmeyeni, gitmelimi beklemekten, kiminle karşılaşacağını zamanmı söyler aşka, ben istediğim için gelmiyorsa, benim istediğim zaman gelmiyorsa, aşk ne ister akıldan, o da gitmemeli baştan, en başından

Cevap :Beklemek dünyanın en boktan işi... Bir kez bekleten yine bekletir. Sittir et bekleme onu. Bir kez gitmemişsen yine gitmezsin. Kafasızsın. Zaman her şeyi söyler ama biz hep geç anlarız. Aklımız hep geç çalışır çünkü. Ve aşk fino köpeği değildir. Sen istediğin zaman gelsin, istediğin zaman gitsin istiyorsan eğitimli köpek al. Yazdıklarına bakarak rahatça söyleyebilirim ki sende bu aralar pek akıl yok. Ya oluruna bırak ya da kapat kendini bir süre.

Zaman

19.03.2015 PerşembeYalancı

Soru :Amacım ikisi de değil aslında Güzin abi... O kadar yalnızım ki insani konularda, sohbetimiz biraz daha uzun sürsün istiyorum. Yoksa senin bozulman beni üzer. Bu arada Adem Fawer yazardır, ben pop müziği pek sevmem o yüzden şarkıcılara hayran olmuyorum pek. Hem yaşam görüşü olmayan insanların benim için etkileyici bir yanı yoktur. Yine de eğer bozulduysan bana bu yazıya cevap vermeyebilirsin. Kesinlikle anlayışla karşılarım...

Cevap :Adem Fawer’ın yazar olduğu bilgisini verdiğin için teşekkür etmek istedim. Ben kendisini süper ligde topçu sanıyordum zira! Ayrıca popçuların hayata dair fikirleri olmadığını kim söyledi. Demet Akalın’a bile sorsan bu konuda yarım saat konuşabilir. Hatta aptal kocası bile birkaç cümle ile katılır sohbete.

Zaman

12.03.2015 PerşembeYalancı

Soru :Yine de anlamsız geliyor bana bu yalnızlık. Önünde bir çok yemek varken neden aç kalır insan, hakkı değil midir tatmak. Ama işte sorunda şu ki ne insanlar bir yemek nede dünya bir lokanta. Tanrı bana sorsaydı dünyayı yaratırken en azından insanların bireysel varoluşuna biraz anlam kat derdim. Çünkü yalnızken hiç bir renk ve hiç bir neşenin anlamı kalmıyor kanımca. Çünkü yaşadığımızın kanıtı başka hafızalardır. Biz öldükten sonra bizi yaşatacak olanlarda. Yada ben öyle sanıyorumdur. Belki tüm varoluşuma anlam veren zamandaki yalnızlıktır. Bunca soru işareti olan bir yazıyı yazdıktan sonra bile tek sorum neden yalnız olduğumuzdur. Çünkü cevabınızdan emin değilim. Bunun nedeni Adem Fawer´a hayran olmamlada açıklanabilir ama sadece belirtmek istedim.

Cevap :Sen akıl mı soruyorsun, akıl mı veriyorsun anlamadım ki. Burası monolog için, hatta hava atmak için oluşturulmuş bir bölüm. Lütfen bana ait bölümde hava atmaya çalışma. Çok bozulurum buna. Hem o Adem kim. İnsan hayran olacaksa Tarkan’a, Kenan Doğulu’ya hayran olur. Adem de kimmiş. Yok yok, olmaz senden. Salağın biri senin yaşadığını hatırladığı zaman var olacaksan git birisine para ver. Hep hatırlar seni, aptalın biri çıkardı cebindeki bütün parayı bana verdi der. Ölümsüz olursun para verdiğin salak yaşadıkça. Durup dururken gerdin beni. İçi kalabalık olacak insanın, ot gibi yaşayıp sonra da yalnız hissediyorum demeyeceksin. Biraz kitap oku mesela, bak, gör, düşün… Doldur içini. O zaman bir başına olsan da yalnız hissetmezsin. Ya da hissedersin ne bileyim. Ya da bizim Ceyhun’a biraz para ver, canın sıkıldığında konuşsun senle. Ölüm dışında çözümü olmayan mesele yok yani senin anlayacağın.

Aşk acısı

9.03.2015 PazartesiKarışık

Soru :Aşk acısı gerçek mi? Gerçekse eğer, geçer mi? Geçsin ne olur. Ömrümün bir kısmı şimdi çöpte. Ya geri kalan kısmı? Zaman gerçekten halleder mi?

Cevap :Gerçek olmaz mı hiç. İnsanın ağzına şaapar aşk acısı dediğin. Ama uzun sürmesi aptallığa işarettir. Ve yine uzun sürmesi aşkın büyüklüğüne değil aptallığın büyüklüğüne bağlıdır. Ne kadar aptalsanız o kadar uzun sürer yani. En iyisi yarayı tuzla ovalamaktır. Tuz dediğim de başka bir vücuttur önce, sonra bir ihtimal yürek de bulunur o ruhun içinde. Gerçi bulunmasa da olur. Çünkü amaç yeniden aptallaşmak değil var olan aptallığa son vermektir. (Bu öğüt de diğerleri gibi her yaşa ve her bünyeye uygun olmayabilir. Yan etkilerden sorumlu değilim. Eşek kadar adamlar yediği haltın hesabını kendi verir çünkü.)