Ne kadar sürede cevap yazabilirsin ki bana
16.12.2012 PazarDostoyovski
Soru :Bizi biz yapan sahip olamayıpta hayal ettiklerimizdir.Dışardan bakıldığında herkes tarafından söylenen tek şey var oldukça iyi bir yere sahip olduğum ve birazcık aklımı kullanıp çalışırsam herşeyin ileride daha rahat olacağı fakat kimse içimi bilmiyor ne yaşadığımı nelerle boğuştuğumu bana yakın olan herkesten bir el bekliyorum çökmüş olan yüreğimi ve duygularımı yerden kaldıracak bir el fakat hep birşeyler eksik kalıyor olmuyor olduramıyoruz istediğimiz gibi şekillendiremiyoruz hayatımızı..Fikrinizi merak ettiğim bir konu var aslında; insan neden bile bile ateşe atlar neden cazip gelir ucurumdan atlamak neden yapacağı işin sonunun kötü olduğunu bilipte sanki başka yol yokmuşcasına o yoldan gider.Bir kalp en fazla ne kadar kırılabilir,bir insan ne kadar hata yapabilir aslına bakılırsa sizi tanımak isterim...
Cevap :Ummak en büyük mutsuzluk sebebidir belki de. Başkalarının verdiği kadarına mahkûm eder sizi ki hiç kimse aldığından daha fazlasını vermez. Birinci hata başkalarından yardım beklemek.
Hayatınızı istediğiniz gibi şekillendiremezsiniz, en iyi ihtimalle ayak uydurursunuz. Hayata karşı koymak ikinci hata; yapılması gereken hayatın izin verdiği kadarına razı olmak.
İnsanlar zayıf yaratıklardır, zaafları vardır. Bile bile lades derler, ateşe atarlar kendilerini. Kimi sigarayla baş edemez, kimi karşı cinsle, kimi alkole yenik düşer kimi kumara. Üstelik hepsi sonunu bile bile girer bu yollara.
Bir kalp en fazla üç dört kere kırılabilir. Sonrası seher yeli gibidir, nasırların üzerine n kadar bastırsan da acımaz kalp, üzüntü sandığınız şey alışkanlıktır, kalp yanılsamasıdır, aptallıktır hatta.
İnsan ölene kadar hata yapar; bazısı öğrenir ve azltır hatalarını, bazısı her seferinde başkalarını suçlamakta bulur çözümü.
Oysa kendisini tanımalı insan, defolarını bilmeli, hatalarını sevmeli, tek dostunun kendisi olduğunu bilip başkalarından bir şey beklememeli.
Ne kadar sürede cevap yazabilirsin ki bana
12.12.2012 ÇarşambaDostoyovski
Soru :İnkar yolu kime göre neye göre ? Sizde de olmuyor mu bir vurdum duymazlık sizede gelmiyor mu bir bıkkınlık görmüyor musunuz hayalini kurduğunuz bir çok şeyden uzak değil misiniz ? Çevreniz tarafından yere göğe sığdırılamıyorken sen bunu bunu yaparsın bu şekilde insan olursun bunu en iyi sen yaparsın bunu yapmalısın dedikleri ben,aslında hiçbirini yapmak istemiyorum istediğim tek şey herkesten uzak bir yerde tek başıma deniz kıyısında balıklarımı yemek istiyorum bu iş bu kadar olanak dışı mı ?
Cevap :Bla bla bla… Hayatı boş cümleler kurarak, olmayacak hayaller peşinden koşarak harcamaya bayılıyoruz. Muhtemelen hayal ettiğin şeyleri yapamayacaksın, bulunduğun yerden kaçamayacak, deniz kenarını mesken tutamayacaksın. Karşı koyamıyorsan zevk almaya bak demiş bir düşüncesiz düşünür. Berbat bir hayatın olsa da keyif almaya bak. Çinliler yaşıyorsan her şey yolundadır der; yaşıyorsun ve her şey yolunda. Şikâyet etme ve keyfini çıkart.
Yok, ben hem beceriksizim hem de şikâyetçi diyorsan ona söylenecek söz yok. Hidayete ermişsin zaten. Beceriksiz olduğunu da biliyorsun boş yere şikâyet ettiğini de. Her şeyin farkındasın ve sorunlarınla mutlusun.
Vurdumduymazlık diye bir şey yoktur bu hayatta, herkes her şeyi duyar ama yetileri farklıdır. Sen yeteneklisindir aldırmazsın hiçbir şeye, başkası yeteneksizdir kafasına takar. Yanlış anlama olmasın lütfen… Sen de yeteneksizsin ve kafana takıyorsun. Şu kısacık hayatta balığı pişirmekle geçen zaman bile boşunadır aslında. Balık çiğ de yenebilir. Eğer vurdumduymazsan, yetenekliysen eğer.
HAYAT
6.12.2012 Perşembeyorgun
Soru :Abi ben hayattan cok sıkıldım daha yasım 17. evet belki simdi sana sacma gelebilir 17 yasındaki cocuk nasıl hayattan sıkılır. Abi ailevi sorunlarım oluyor annem babam sürekli bagırmalar kavgalar içerisinde ben ise kösede oturup kulaklarımı kapatım kavganın bitmesini bekleyen biri. Arkadaşlarım var benim can dostlarım cok güvendiklerim onlara anlatıyorum dertlerimi bazen bazı seyleri söyleyemiyorum işte oo söleyemediklerim doluyo içime ve gidesim geiyor buralardan ama gidemiyorum canım annemin canının yanmasını istemem. sen bana ne tavsiye ediceksin abi sölemek istedigim bagırmak istediğim cok sey var ama söyleyemiorm abi sen bilgili biri olarak en önemlisi abim olarak bana ne önerirsin yardımcı olursan tesekkürler.
Cevap :Bir mücadelenin içerisindeysen ve gücün de yoksa yapabileceğin tek şey güçlenmek. Kaçıp gitmek hiçbir yaşta çözüm getirmez. Katlanmaktan başka çare yoktur çoğu zaman. Ama katlanırken kızmak yerine ders çıkarmak gerekiyor. İnsanın kendisini yetiştirmesi gerekiyor. Çalışıyorsan çalıştığın işte, okuyorsan okulunda başarılı olursan annen de mutlu olacaktır. Başarılı bir çocuğun annesi mutsuz olmaz.
Sıkılmak 15-25 yaş arası en çok hissedeceğin duygu muhtemelen. Hayatı anlamaya çalışıyorsun, beklentilerin değişiyor ve istediklerinin çoğu olmuyor. Çevrende gülüp eğlenen tiplerin neredeyse hepsi farklı gerekçelerden dolayı aynı sorunu yaşıyor. Kimisi aşık olduğu kız yüz vermiyor diye, kimisi tuttuğu takım şampiyon olamıyor diye sıkılıyor hayattan. Kimisinin sorunları da senin gibi, daha can sıkıcı ne yazık ki.
Ama söz, geçecek hepsi. Eninde sonunda işler yoluna girecek. Sorunlar bittiğinde senin kendini ne kadar koruyabildiğin önemli olan. Geçen yıl ki sorunlarının birçoğu çözüme kavuşmuştur ama şimdi yeni sorunlarıun vardır. Bunlar bitecek bir süre sonra ve yenileri başlayacak. Hayat dertlerin farklılaşarak karşına çıktığı kısır bir döngü, ne yaparsan yap değişmez bu. Bize düşen çok fazla kafaya takmamak. Hayat o kadar da ciddiye alınacak bir zaman dilimi değil.
Ne kadar sürede cevap yazabilirsin ki bana
6.12.2012 PerşembeDostoyovski
Soru :Kim olduğunu ne olduğunu bilmeden yaşayan insan toplulukları,birşeyler hep eksik kalırken insanda neden hiç bir varlık o eksiği tamamlıyamaz eski bir kızıl derilininde dediği gibi hayat biz istediğimiz için mi bu kadar umutsuzluk abidesidediğiniz gibi zamanı yedi veren gülden koku çalmanın geldide geçiyor belkide
Cevap :Eksikliklerini tamamlayamadığını gören insan inkâr yolunu seçer, gözlerini kapatır ve akıntıya bırakır kendini. İnkâr bir mutlu olma biçimidir. Yetersizlikleriyle yüzleşmesi zordur insanın ve bu yüzden hep kolay olanıgözüne kestirir. Ya aptaldır ya da aptalı oynuyordur. Bir de daha aptalları vardır ki onlar ulaşması mümkün olmayan hedeflere esir ederler kendilerini, uzanamayacakları kadar yüksektedir hayat, yürüyemeyecekleri kadar uzakta… Ama yine de nefes alırlar hızlı hızlı, hiç ciğerleri dolana kadar çekmezler oksijeni içlerine. Daha akıllı olduklarını zannederek daha aptal bir yol yürürler hep yerlerinde sayarak.
Kızılderililerin büyük laflar etmesinin sebebi hayatın içinde olmalarındandır, hayatın dışında olan bizlere de cümlelere takılıp kalmak düşer. Ya umursarsın ya da keyfine bakarsın. ama her durumda da gerçek mutluluğa ulaşamazsın.
İlham
10.11.2012 CumartesiAnonim.
Soru :O acı ´nın .. Pardon ilhanım kaynağı kimdir ?
Cevap :Cümleler kurmak için acıya gerek yoktur her zaman ya da her acıyan can güzel cümleler kurmaz. Kuru bir ağacı ne kadar sularsanız sulayın yaprak açmayacağı gibi yeteneksiz bir ruhu ne kadar acıtırsanız acıtın ilham gelmez. Her yazılan yaşanmamıştır zaten. Kelimeler emrinizdedir; istediğiniz memlekete gidebilirsiniz, gece yarısı güneşten, gün ortası dolunaydan dem vurabilirsiniz. Ne kadın muhtaçtır erkeğe cümle kurmak için, ne de erkeğin her yazdığına sebeptir kadın. Ama şu da var ki aşk kelimelere hayat verir, kırılan kalp güzellik katar cümlelere. İlham değildir ruha dokunan, bildiğiniz katıksız acıdır. Mutlu şiir çok azdır, birkaç örnek dışında rastlamazsınız keyif dolu cümlelere.