Neden?

19.01.2014 Pazar"Can" derler.

Soru :Öncelikle önceki yazımın altına imza atıp yayınlayarak beni şereflendirdiğin için teşekkür ederek diğer yazıma geçmek istiyorum. Sana çok merak ettiğim bir soru soracağım bu sefer. Şöyle sokağa çıkıp insanların yüzlerine bakınca ne kadar bıkkın, usanmış, sıkılmış dahası yorulmuş olduklarını görüyorum. Bir yerlerde insanlar hala mutlu. Gördüm. Bazı insanlar hayatlarından fazlasıyla memnun. Ama bu memnuniyetin kaynağı para ya da güzel bayanlar değil ön yargı yapmayalım. O insanlar istedikleri hayatı yaşamayı beceriyorlar ve bundan haliyle keyif alıyorlar. Gördüğüm kadarıyla pek de keyif alınmayacak hayatları yok hani. Peki asıl soru şu; biz neden yapamıyoruz? İstediğimiz hayatı yaratacak gücümüz mü yok? Cesaretimiz mi eksik? Anlayamadığım konu işte tam da bu. Neden insanlar bu kadar kör? Çaresizliğe bu kadar alışmış. Onunla yaşamayı öğrenmektense neden kendi hayatlarını yaşamayı seç(e)memişler? Senden isteğim tüm bu nedenlere bir yorum getirmen. Tekrar yazacağım. Sevgiler Güzin Abi.

Cevap :Her şey kendini olduğundan önemli ya da önemsiz sanmakla ilgili. Kim olduğumuzu anladığımız gün anladığımız şeyi özümsemeliyiz. Oysa biz ne kim olduğumuzu anlıyoruz ne de anlayınca özümsüyoruz. Beş para etmediğimizi görünce ezik, değerli olduğumuzu görünce şımarık davranıyoruz. Kendini bilen insan haddini de bilir, elde edebileceği şeyleri, bekler hayattan ve mutsuz olmaz. Biz hep daha fazlasını isteyen ama hep daha az emek veren bir milletiz. Yetmezmiş gibi hayatını yoluna koyanları da sevmeyiz. Biz mutsuzken başkalarının mutlu olmasını istemeyiz. Varsa yoksa şikayet ederiz. Hem toplumsal yapımız bozuk hem de sanırım genlerimiz. Netice itibariyle bizden bir bok olmaz. Çözüm, insanların beş para etmez canlılar olduğunu görüp insandan yana hiçbir şey beklememek.

Farkedin

18.01.2014 Cumartesi"Can" derler.

Soru :Herkese ve sana göre boş hayaller olsa da benimki kısmen gerçekleşti ve tamamlamaya çalışıyorum. Şu saçma hayatta tek amacım, bulunduğum şehirden, ülkeden kaçıp gitmek. Yanlış anlaşılmasın siyaset yapmak gibi bir derdim yok fakat çok bunaldım anlıyor musun? Çok sıkıldım. İnsanlardaki bu egoistlikten, ukalalıktan ve para sevdalarının her şeyin önüne geçmesine izin veren zihniyetten çok bunaldım. Geçen sene İngiltere´ye eğitim amaçlı 3 aylığına gittim. Trafik kurallarının hala var olduğunu öğrendim. Bayanların istediği gibi giyinebildiği ve kimsenin de tabiri yerindeyse "öküzce" bakmadığını öğrendim. İnsanların hala mutlu olabildiğini gördüm. En güzeli insanlığın hala var olduğunu yaşayarak öğrendim. Ülkemin güzel dağları ovaları çayırları çimenleri var, belki "iyi" insanlar da yok değil ama yok usta olmuyor. Başaramıyoruz. İnsanlar günlük rutinine alışmış. Adamın dünyası sadece Türkiye´den ibaret olduğu için dışarıyı sadece filmlerden gördüğü kadar biliyor. Bu çaresizliğe alışmışlar. Bu sene temelli gitmek istiyorum ve inanın bana insanların gözünü açmak için elimden geleni yaptım. Kimseye ülkeniz kötü gidin burdan dediğim falan yok. Sadece birşeylerin farkına varın istiyorum artık. Belki yazım en azından 1-2 kişiye azim kaynağı olur da bir şeyler yoluna girer. Senden istediğim sadece yayınlaman. İnsanlar okusun farketsin. Seni samimi bulduğum için buraya yazmak istedim. Umarım yanlış anlaşılmam, anlaşılırsam da kusuruma bakmayın. Kendinize inanın. Sevgiler Güzin Abi.

Cevap :altına imzamı atıyorum

problemler

18.01.2014 CumartesiHayat Sevince Güzell

Soru :kafama taktığım bir sürü problem var. mesela insanları çok önemsiyorum her dediklerini kafama takıyorum hani biri bana keşke şöyle demeseydin desin ben eve gidince binbir türlü düşünürüm onu şöyle mi deseydim böyle mi deseydim gibi ve ya karşımdaki insan kırılmasın diye ricasını yerine getiriyorum buna alışmışım ve hayatta hep ezilmeye başladığımın farkına vardım. karşımdaki beni farketmeden kırıyor ama bişey diyemiyorum bunları hep içimde yaşıyorum ve çevremdekilere fazla bişey anlatmıyorum, anlatamıyorum çünkü. Sessiz bir insan olmak o kadar zor ki bazen çok konuşan insanlara imreniyorum çünkü içindekileri kusabiliyor. patlamaya hazır bir bomba gibiyim ama patlıyamıyorum. bana bir önerin var mı acaba güzin abi ?

Cevap :Ya ezmen ya da ezilmen gerekmiyor. Ya ezilmeye alışırsın bu hayatta ya da seni ezenler karşısında elinden geldiğince dik durmayı öğrenirsin. İnsan dediğin beş para etmez bir canlı ve sana ne dediğinin, ne düşündüğünün bir anlamı yok. Kendini insanların değersiz olduğuna inandırmakla başla işe. Yaptıkları aptallıkları, basitlikleri gözle, yakala. Bir zaman sonra ya onlara karşı dik durmayı öğrenirsin ya da onları umursamamayı.

Sorun yok

2.01.2014 Perşembeİhtiyar bahtiyar

Soru :hep hayali olan biridir bahtiyar, sürekli olarak bir hayali ya da planı vardır her geçen gün daha çok dolar cebi ama her geçen gün cebinde ki delik daha da genişler.Aklı çalışır ama hafızası kıttır, gönlü zengin ama yalnızdır, herşeyden nem kapar herşeyden etkilenir hiç çaktırmaz biraz okumuştur cevaplar kısmını da aklı almamıştır bir mevzuyu su akar yolunu bulur denmiş nereye kadar ? neden suyun önündeki gidiş yolunu kazarak yön vermiyoruz, suyun aktığı yolda mutsuz olursak öyle mi olmamız gerekiyordur ? peki insan ne için karamsar ve ne için iyimserdir ? kafam karışık değil sorularımı karışık soruyorum, teşekkürler azizim.

Cevap :Emre Yılmaz “çalışkan insanlar vücutlarını yakarak ısınmaya çalışan ahmaklardır” der. Bahtiyarın hayali olması güzel, hatta suyun akmasını istediği yeri kazımak da güzel. Ama çalış çalış nereye kadar fikrimce. Karamsarlık bize öğretilen bir şey. Memleketin en boktan taraflarından biri. İyimserlik iyi bir şey ama dozunu kaçırmamak lazım. Çinliler’in de bir sözü var bu konuda; “yaşıyorsan her şey yolundadır.” Son söz de benden gelsin. Siktir et, takma kafana bir şeyi.

Telkin

2.01.2014 PerşembeGrim

Soru :Kolay bir soru; başkalarına yaptığımız ve işe yarayan telkinler, öneriler, iş kendimize gelince neden üf-püf oluyor? Neden bekliyoruz hep´sen yaparsın´ gazını?

Cevap :Sigaranın zararlı olduğunu bal gibi de biliriz ama bırakamayız. O kızdan veya o adamdan bir bok olmayacağını da biliriz ama vazgeçemeyiz. Nasihat etmek dünyanın en kolay işidir. Aklımıza laf geçiririz ama kalp ya da irade işin içine girince her şey boka sarar.