Koca kafalardan birinden itiraf
26.09.2013 PerşembeKOCA KAFA
Soru :Biz hiçbir zaman bu adam buralı kötü söyler bu adam şuralı iyi söyler diye düşünmedik ki hep iyi niyet aradık hep doğruyu kovaladık hep iyi olmak için uğrastık bu yüzden bu kadar zor durumdayız büyük olasılıkla.Çocuk değiliz hiçte olmadık biz hiçte çocukluk diye bir şey yaşamadık,o zamanlar su zamanda elimizde olan imkanlar yoktu zor büyüdük zor yetiştik annem anlatırdı hep bana içirmeye süt almaya dahi 1 lirası olmadığı zamanlar oluyormuş..Ne farkımız kalıyor bizim ağaçtan kediden köpekten hayatı sorgulamadığımız akşına karısmadığımız zaman..Bu acı geçiyor mu cidden ? üzülüp kırılıp eziyet çektiğin günlerin acısı geçiyor mu her şey unutuluyor mu sahi nasıl oluyor bu.?Küçüklükten beri söylenenleri hiçe say diyorsunuz şuan,bize hep hayatın ciddiye alınması gereken bir yer olduğu hep bir yarısın var olduğu bir platform söylenmişti buda mı yalandı ? Çok çıkmazdayız yada ben öyle düşünüyorum ya bu sadece bir kuruntu bunların cevaplarını daha bulamadım.herkes doğru yolda ilerlediği mi elimde bir İtalyan arabası Ferrari var ve ben bunun suan sadece %50sini kullanıyor oldugumu söylüyor ama yol doğruymuş bu kadar imkanlara sahipken arabanın bakımını yaptır bak ona yıkat vs yap ve o zaman anlasılsın altında gerçekten bir servet oldugunun diyorlar..hep konusuyorlar herkes konusuyor her zaman konusuyorlar ne zaman sustular ki ? Beterin beteri vardır dimi bize sabitlenen hayatı yaşamaya devam edeceğiz kader dediğimiz şeye karısamayacak ama aslında suan bunları size yazıyor olmam bile kaderin bir parçası olduğu halde bunun aksini yapamayacağız yerine getireceğiz aksini yapsak bile sadece öyle düşüneceğiz yaptığımızı aslında oda kaderimizde yazılı olacak.baştan her şey belli ne zaman nerede ne yapacağımız istem dışı şeyler bunlar ve biz bunlardan nasıl sorgulanacağız.Çok düşünenler var ya her şeyi düşününler en ufak ayrıntısına kadar heeeh işte ben onlardanım.
Cevap :Hayat matematik gibidir, iki ile iki hep dört eder. Ama bazen dört az görünür bazen çok, bazısına az görünür bazısına çok. Sen elinde ki ikileri birbirine çarpıp dörtle mutlu olmayı dene. Yirminin ya da otuzun hayalini kurmak kimseyi mutlu etmez. Elinden geleni yap ve gerisini zamana bırak. Elinden geleni yap ama sıkıntı yapma. Elinden geleni yap... Su nasılsa akıp yolunu bulur. Ne sen umurunda olursun hayatın ne de şartlar.
Koca kafalardan birinden itiraf
25.09.2013 ÇarşambaKOCA KAFA
Soru :Merhaba,üniversiteli olduk biz güzin abi ne değişti diye sorarsan aynı tas aynı hamam,söylediklerinizi şimdi daha iyi idrak edebiliyorum zamanında söylediklerinizin o zaman zarfında o kadar çok anlamsız geliyorken şimdi hayat yolunda yazılmıs önemli kitaplar gibi görüyor olmamı halada kavramıs değilim.Siz her sene bir çok koca kafa mezun ediyorsunuzdur hangisinin hangisi oldugunu belki 3 5 sene sonra unutucaksınız ama biz sizi hatırlıyor olacağız.Yalnızız güzin abi birşeyler ters gidiyor ve engel olamıyoruz en ufak sorunda hayata küsüyoruz her işte bir hayır vardır diyip önümüze çıkan engelleri öyle kabullenmeye çalısıyoruz olmuyor fakat insanın içi kendini yiyip bitiriyor,işin içine birde herşey iyiymiş gibi karşı cins giriyor çık çıkabilirsen bu sefer.Yoğunluk arttı sorumluluklar arttı hayata,okula,çevreye,aileye ve en önemlisi kendimize karsı ve hepsini karsılayamıyoruz hep bilmediğimiz şeyler eksik duruyor öyle gözüküyor herşey iyiyken bile birşeyler eksik gibi nedir bu bir bildiğiniz var mı .. Planlar yapıyoruz sonucsuz kalıyor hatta en ince ayrıntısına kadar yakın orta uzak gelecekte yapılması gerekenler diye ayırıyorum ama yok olmuyor yakını hatırlayamıyorum 3 5 gün 3 5 ay öncesini hatırlayamıyorum unutuyorum ama 3 5 yıl öncesini hala hatırlıyorum bilmiyorum bu bir hastalık mı.Tüm yaz çalıstık üniversite parasını çıkartmak için çıkarttıkta çok şükür ya sonrası sonrası için ne yapacağız hep bir muallak hep gelecek ile ilili hayaller kurdugumda gözlerim doluyor orada bana hiç yer yok,babanızın size dediği geliyor aklıma yanlış hatırlamıyorsam siz söylemiştiniz bunu herşeyden birazcık olacağına birşeyden tam olsun diye ama yok tam olan bir şey yok vücudum bile hastalıktan sonra eskisi gibi değil onda bile birşeyler eksildi gençliğin verdiği enerji ile ayaktayım 5 10 sene sonra ne yapacağım vucudum kaldıracak mı beni onuda bilmiyorum.Güzin abi bana yaz bu aralar buna ihtiyaç var arayı açma kendine iyi bak..
Cevap :Üzülerek ya da sıkıntı ederek hiçbir sorunun çözüldüğü görülmemiştir der Malatyalı bir düşünür. Ki söylediği sözün doğruluğu yanında Malatyalı olmasının hiçbir önemi yoktur.
Hayat bir şeylerin ters gitmesi için yaratılmış bir süreç. Her şeyin mükemmel olduğu bir dünya var sanıyorsan yanılıyorsun.
Çocukken her şey güzeldir, en büyük dert arkadaşlarla yaşanan küskünlüklerdir. Ama büyüdükçe boka sarar her şey. Kötü bir haberim var... Bunlar iyi günlerin.
Peki, çözüm ne diyeceksin… Çok basit aslında. Hayatın akışına müdahale etmeyeceksin. Elinden geleni yapmaya çalışacak ve seyredeceksin. Kadere inansan da inanmasan da hayatın kuralı değişmiyor; yaşanması gereken yaşanıyor, su her durumda akıp yolunu buluyor.
Ama iyi tarafı da var. Üzülüyorsun geçiyor, kırılıyorsun geçiyor, eziliyorsun geçiyor… Birkaç yıl önce ki dertlerin yerini yenilerine bırakıyor. Ve dert hiç bitmiyor. Ben kafama takmamaya çalışıyorum mesela. Çünkü biliyorum ki eninde sonunda birden fazla derdim olacak. Ve ben kafama ne kadar çok takarsam derdim o kadar büyüyecek gözümde.
Plan yap… Başarılı olmasan da olur. Herkes başarılı mı oluyor sanki. Birilerini sev. Varsın boka sarsın. En büyük aşklar bile belli bir süre sonra bitiyor. Olmadı başkasını sev, o da olmadı başkasını. Kadınlar da erkekler de birbirinden çok farklı değildir. Kimi çok seversen en güzeli odur ya da en yakışıklısı. Sana bakmayandan vazgeç. Vazgeçemesen bile takma kafana. 2 yıldan fazla kafanı meşgul eden karşı cins varsa sorun sendedir. Muhtemelen aptalsındır. Ve bu değişmez. Alış buna. Bir ömür boyu bunları yaşayacaksın çünkü.
İyisi mi hayatı ciddiye alma. Çünkü her ne olursa olsun inceldiği yerden kopacaktır seni umursamadan.
Yalnızlara selam olsun
9.01.2013 Çarşambaküçük kuş
Soru :“diğer insanlar sahte ve karanlıktır. çünkü kendilerini mahkum ettikleri amaçlar, doğalarına aykırıdır. bu yüzden tatminsizlikleri, varlıkları kadar büyük olur. oysa denklemleri basittir. gücün ya da sevginin tatmin getireceğine inanmış, ancak ikisine de kavuştuklarında daha fazlasını istemişlerdir. ve tatminsizlikleri, daha doğrusu, basit denklemlerinin eşitsizliği karşısında bocalayarak delirmişlerdir. günümüz dünyası asla tatmin olmayan insanların ürünüdür. tatminin gelmesiyse, düşünceden ibaret olduklarını anladıkları ve buna uygun davrandıkları güne kadar olanaksızdır. insan, ben’iyle karşılaşana kadar acılar içinde, solucanlar gibi kıvranacak ve tatminsizlik içinde boğularak ölecektir.”
Cevap :güzin abla´ya da danıştım...
sen ne dersin dedim.
bu mesele bizi aşar dedi.
haklısın anlamında kafa sallamakla yetindim.
Ne kadar sürede cevap yazabilirsin ki bana
19.12.2012 ÇarşambaDostoyovski
Soru :Daha doğduğumuz günden itibaren bir yarış içersine girmedik mi hep daha fazla çalış oğlum daha fazla uğraş böyle hayatla boğuşamazsın hep büyüklerimiz öğretmedi mi bizlere hayatla boğuşmamız savaşmamız gerektiğini hayatta kalmak istiyorsak.Her kötü iş sonunda demediler mi umudunu kaybetme umut var oldukça herşey elbet rayına varır diye hatta umut öyle bir sözcük anlamı içeriyor ki içlerimizde,söze gelmez anlatılmaz o kadar büyük yani,sözcüklerle oynayan evliya olamaz demişti okuduğum bir kitapta yazar oyüzden boş yere harcayacak bir sözcüğüm dahi yok aslına bakılırsa ortada sorun vs hiçbirşey yok mutluyum umutluyum herşey yolunda yalnız sizle paylaştıklarım içimde bir yerlerde hiç bilmediğim sorulara yanıt aramaktayım anlam veremediğim şekilde çok fazla düşünürüm çok fazla kafaya takarım herşeyi ve daha karsımdaki düşünmeden ben beş altı kez düşünürüm hangi yol daha avantajlı daha iyi vs vs fakat insanın çevresi ne kadar çok olursa o kadar yalnız hissediyor kendini bu çok net.
Cevap :sorulara yanıt aranmaz, zaman zamanı gelince sunar her şeyi. yol yürünerek değil zamanla biter. şarkıda dediği gibi;"zaman her şeyi çözer, şu beklemek olmasa." beklemek gerek...
Ne kadar sürede cevap yazabilirsin ki bana
17.12.2012 PazartesiDostoyovski
Soru :Ökseye düşmüş kuş gibi hissediyorum kendimi. Değiştiremeyeceğim şeyleri değiştirmeye çalışmam gerektiğini düşünmekten, boş yere kanat çırpmaktan tükendim.
Ruhumun yırtıklarından süzülüyordum.
Her gün binlerce kez küfrettiğim dünyanın, yağmurda esriyen toprağına.
Saçlarım yavaş yavaş rüzgara hapsoluyordu.
Geçmişin ve geleceğin tam ortasına uçuyordu bilincim,
Kemiklerim paramparça parçalanıyorken.
Yaşamın en somutlaştırılmış boyutu, kırmızıya boyanıyordum,
Işık hızında kendimden geçip giderken.
Yok olmuyordum.
Sadece sonsuzlaşıyordum.
Onsuzlaşıyordum.
İzler silinse unutmak kolay olurdu sanırım.
Buda size son yazım ozaman tırı vırı dünya bir öncekini cevaplama zahmetinde bulunmadınız bende bir daha yazma zahmetinde bulunmayacağım ama hep sizi sosyal medyadan takip ediyor olacağım esen kalın..
Cevap :buraya yazmanın asıl sebebi yazabildiğini göstermek mi yoksa sorunların mı?