Boşuna bekleyiş

3.03.2015 Salı

Soru :Belki okurken manyak olduğumu düşünecrksin. Ama emin ol bunu ilk senden duymuş olmayacağım. Hayatımın daha çok naşındayım hiç bi tecrübem deneyimim olmadı. Sadece 21 yıllık ömrümü arayıs içerisinde geçirerek yıpratıyorum. Ve beklediğim kişiye hergün sayırlar yazıyorum. Normalde insanlar sevigili günlük diye başlayıp dişlerini nasıl fırçaladığına kadar saçma şeyler yazarlken. Ben merhaba sevgilim diyip onu bugünde bulamadığımdan bahsediyorum. Artık beklemekten sıkıldığımı yorulduğumu anlatıp bazen de ona küfrederek sinirlerimi boşaltıyorum. Gereksiz bi uğraş belki ama. Tüm yazılarınızdaki boşvermişlik nerden geliyor nasıl birşey hayranlık uyandıracak şekilde. Gerçekten aşk unutulup üzerine bi sigara yakılacak kadar değersiz, benim büyüttüğüm kadar gereksiz mi. Yada siz mi herşeyi boşverdiniz

Cevap :Aşk denilen meret yaşarken değerlidir, sonra ipe sapa gelmez bir aptallıktır. Düşünsene, daha önce hiç tanımadığın bir adam ya da kadın için her şeyden vazgeçebiliyorsun. Yaş ilerledikçe aşık olma ihtimali azalır ve yaş ilerledikçe genelde insanlar akıllanır. Demek ki akıl ve aşk birbirine zıt şeylerdir. Akla zıt olan şeyi de fazla umursamak akıllıca değildir. Diyeceğim o ki aşıksan tadını çıkart, değilsen yine tadını çıkart. Bu işlerin matematiği olmuyor çünkü.

Zaman

20.02.2015 CumaYalancı

Soru :Bunca milyar insan varken bu dünyada, neden biz bu anlamsız yalnızlıktayız. Reva mı bu insan oğluna

Cevap :Çok basit aslında… Bir lokantaya girdiğinizde yirmi çeşit yemek varsa karar veremez, yediğinizden zevk alamazsınız. Aklınız hep diğerlerinde kalır. Ama bir çeşit yemek varsa ağız tadıyla yer ve doyarsınız. Dediğiniz gibi, çok fazla insan var, o yüzden yalnızız.

Hatırlatma

10.01.2015 CumartesiParlak Surat

Soru :Şerafettin Hocam sizin yolunuzdan yürüdüğümü söylemişti, siz de haklıysa çok eğleneceksin demiştiniz ve sonra şöyle bitirmiştiniz; "Bir ara hatırlat yapmaman gerekenleri söyleyeyim, yapman gerekenler sana kalsın." Ben bir hatırlatayım dedim. Çünkü koca kafalar artık eziyet olmaya başladı.

Cevap :Bi kere Asuman Krause gibi seviyesiz tiplerle halka açık yerlerde görünmeyeceksin. Klas işler ekranlarda, ucuz işler kapalı mekânlarda yapılır. Ağırdan satacaksın hep, tavuk döner yiyip bonfile keyfi atacaksın. Takmamayı öğreneceksin. Ama zamanla olacak o. Önce üç beş yıl içinde fırtına kopsa da dışın süt liman olacak. Sonra yavaş yavaş kaşarlanacaksın. Kaşar dediysem Kars kaşarı değil ha, Trabzon Hamsiköy… Ben gamsızım diye diye kendini de inandıracaksın. Sonra bir de bakacaksın numaradan yaptığın her şey gerçek olmuş. Artık istesen de geri dönemeyeceksin. Ama yapman gereken birkaç şey var. Kafanı çalıştıracaksın sürekli, okuyacaksın, araştıracaksın, kendini geliştireceksin. Burnundan kıl aldırmayacak, kimseye yaslanmayacaksın. Horoz gibi duracaksın ama tavuğun dilinden de anlayacaksın. Öyle kurusıkı bir adam olmakla olmuyor işler. Karşına dolu silahlar çıkınca ayaklarının yere sağlam basması gerek. En çok kendini bileceksin. Kime dişin geçer kime geçmez iyi analiz edeceksin. Öyle üç beş yılda olmaz bu işler. En önemlisi şu ki sabretmek gerek.

sabah yatmaları

26.11.2014 Çarşambasanem korkut

Soru :sabah uyuyun, okula işe gitmeyin diyorsunuz. iyi güzel de hayatımızı nasıl kazanacağız, onu da söyleyin zahmet olmazsa?

Cevap :Canım evladım, güzel kızım, koca kafalım, gösteriş düşkünüm, tevekkalım… hayatını kazanıp ne yapacaksın sanki. Gidip salağın birine aşık olacak, yirmi beşine gitmeden evleneceksin. Adam bir çocuk yapıp seni hayatla başbaşa bırakacak. Sen başlayacaksın mızmızlanmaya. Adamın kafası da aynı zamanlarda şişmeye başlayacak. Sonra başka kızlara takılacak gözü. Sen anlamayacaksın ama kıçına tekme vuracak. Hadi tamam bu belki abartı oldu biraz, baştan alalım. Sen iki çift ayakkabıyla hayatını rahat rahat sürdürebilecekken yirmi iki çift ayakkabı alacaksın, pantolonu gömleği de çabası. Arkadaşlarına, eşine dostuna hava olsun diye bir tarafını yırtacaksın… Kariyer de kariyer. Sonra ne olacak? Hafta sonu gelsin de biraz uyuyayım diyeceksin. Git asgari ücretli bir işe gir, kendini akıllı zanneden salaklar sana emirler versin. Sen kafanı hiç yormadan ne istiyorlarsa yap. İşten çıkar çıkmaz eve gidip yemeğini ye, televizyonun başına geç, kitabını oku, sevgilini eve at. Artık seni ne mutlu edecekse onu yap. Harcama yapmadığın, hırslarından kurtulduğun için keyfince yaşa. Yatman gerekiyorsa yat. İşi bırakman gerekiyorsa bırak. Bu olgunluğa ulaşmışsan iş bulman da zor olmaz inan bana. Gerçi boşuna yazdım bu kadar, muhtemelen şimdi bilgisayar başına geçmiş markafoni’den yeni bir şeyler satın almaya çalışıyorsun. Ben de salak gibi sana akıl veriyorum. Defol git, bir daha da yazma bana. Sen akıllanmazsın.

sevgili

26.11.2014 Çarşambaisimsiz

Soru :şimdi ben bu kızı çok seviyorum ama o benim tarafıma üç gün bakıyorsa dört gün bakmıyor. arkadaşlar bu kızdan hayır yok diyorlar ama tutkalla yapışmış gibiyim. bırakamıyorum?

Cevap :Sezen Aksu’nun ruhumu asla diye bir şarkısı vardır, ben ona vücudumu zırt bırtı da eklemiştim bir zamanlar. Kadın dediğin sevişmek için yaratılmıştır, sevmek insani bi defodur sadece. Çünkü her sevilen sevenine ihanet eder; ya kalbini kırar, ya da vazgeçer sevmekten. Aşk zaten başlı başına bir aptallık. Üç sene sonra bozulacağını bilsen gidip bir arabaya para verir misin? Ama üç beş ay sonra başkasına tav olacak hatun için ölüp bitiyorsun. Tadını çıkart, muhtemelen o da öyle yapıyor. Gözün etrafta olsun, o sana tekmeyi vurmadan sen başkasını bulup onu da idare etmeye çalış. Baktın olmadı ben sana göre değilim, sen çok daha iyilerine layıksın de. Tamam biliyorum ona aşıkken başkasına bakmak zor. Ama o zoru başarıyorsa sen de yapabilirsin. Gerçi muhtemelen o senin kadar kaptırmamış kendini. Yoksa niye üç gün senleyken dört gün es geçsin. Netice itibariyle o kız senin bataklığın. Ya devam et ve bat, ya da başka bataklıklarda ara rızkını ama bir ayağında bahsi geçen bataklıkta olsun.